22/2/2007

ASK

 ASIK OLMADAN BIR DÜSÜN DIYOR CAN DÜNDAR
>
>         Evinin seni içine sigdiramayacak kadar dar oldugunu fark
>edeceksin...
>         Sokaga firlayacaksin... Sokaklar da dar gelecek...
>         Tipki vücudunun yüregine dar  geldigi gibi... Ne denizin
mavisi
>açacak içini, ne piril piril gökyüzü...
>         Kendini tasiyamayacak kadar çok büyüyecek, bir yandan da
>kaybolacak kadar küçüleceksin... Birileri sana bir seyler anlatacak
>durmadan...
>         "Önemli olan saglik." "Yasamak güzel." "Bos ver, her sey
>unutulur." Sen hiçbirini  duymayacaksin... Göz yaslarindan etrafi
göremez
>hale geleceksin... Ondan ölmesini isteyecek kadar nefret edecek, az
sonra
>kollarinda ölmek isteyecek kadar çok seveceksin... Hep ondan bahsetmek
>isteyeceksin...
>         "Ölüme çare > bulundu" ya da "Yarin kiyamet kopacakmis"
deseler
>basini kaldirip Ne dedin?" diye sormayacaksin... Yalniz kalmak 
>isteyeceksin... Hem de kalabaliklarin arasinda kaybolmak... ikisi de
>yetmeyecek...
>         Geçmisi düsüneceksin...
>         Neredeyse dakika dakika... Ama kötüleri atlayarak... Onunla
>geçtigin yerlerden geçmek isteyeceksin... Gittigin yerlere gitmek...
Bu
>sana  hiç iyi gelmeyecek... Ama bile bile yapacaksin...  Biri sana 
>içindeki  aciyi
>          söküp atabilecegini söylese, kaçacaksin...
>         Aslinda kurtulmak istedigin halde, o aciyi yasamak için
>direneceksin... Hayatinin geri kalanini onu düsünerek geçirmek
>isteyeceksin.... Aksini iddia edenlerden nefretedeceksin... Herkesi
ona
>benzetip.. . Kimseyi onun yerine koyamayacaksin...
>         Hiçbir sey oyalamayacak seni... ilaçlara siginacaksin...
>         Birkaç saat kafani bulandiran ama asla onu unutturmayan.
Sadece
>bir müddet buzlu camin arkasindan seyrettiren... Bütün sarkilar sizin
için
>yazilmis gibi gelecek...
>         Bogazin dügümlenecek, dinleyemeyeceksin... Uyumak zor,
uyanmak
>kolay olacak... Sabahi iple çekeceksin... Bazen de "Hiç günes dogmasa"
>diyeceksin...
>         Ne geceler rahatlatacak seni ne gündüzler... Ölmeyi isteyip,
>ölemeyeceksin...
>         Belki çivi çiviyi söker diye can havliyle önüne çikana
sarilmak
>isteyeceksin
>         Nafile... Düsüncesi bile tahammül edilmez gelecek...
>         Rüyalar göreceksin, gerçek olmasini istedigin... Her
siçrayarak
>uyandiginda onun adini söyledigini fark edeceksin... Telefonun
çalmasini
>bekleyeceksin...
>         Aramayacagini bile bile... Her çaldiginda yüregin agzina
>gelecek...
>         Aglamakli konusacaksin arayanlarla... Yüregin burkulacak...
>         Canin yanacak...
>         Bir daha sevmemeye yemin edeceksin... Hayata dair hiçbir sey
>yapmak gelmeyecek içinden... Onun sesini bir kez daha duymak için
yanip
>tutusacaksin... Defalarca aradigi günlerin kiymetini bilmedigin için
>kendinden nefret edeceksin... Yasadigin sehri terk etmek
isteyeceksin...
>         Onunla hiçbir aninin olmadigi bir yerlere gidip yerlesmek...
>         Ama bir umut...
>         Onunla bir gün bir yerde karsilasma umudu... Bu umut seni
>gitmekten alikoyacak... Gel gitler içinde yasayacaksin...  Buna
yasamak
>denirse...
>         Razi misin bütün bunlara...?
>         Hazir misin sonunda ölüp ölüp dirilmeye...?
>         O halde asik olabilirsin
>         CAN DÜNDAR
>
>
>
>
>
>
>
>

22/2/2007

ATATURK

ATATÜRK HAKKINDA BUNLARDAN HANGİSİNİ BİLİYORSUNUZ
 
 * Atatürk`ün dünyada `başöğretmen` sıfatlı tek lider olduğunu,
 
 * Bir geometri kitabı yazdığını. Üçgen, açı, dikdörtgen gibi ve 48
tane  geometri teriminin (Türkçe) isim babasını bu yazdığı kitapla
bizzat  Mustafa Kemal olduğunu,
 
 * Bir röportajda "Birleşmiş Milletlere üye olmayı düşünüyor
musunuz?"  diye  sorulur,
 Atatürk: "Şartlarımızı koyarız, kabullerine bağlı. Biz müracaat
etmeyiz  üye olmak için. Davet gelirse düşünürüz". BM yasasını değiştirir
ve ilk  davet edilen ülke biz oluruz dediğini,
 
 * Yıl 1938, General McArthur'un en zor, en problemli, en buhranlı
 dönemi.  Birden çok sıkılır ve yanında duran yüz yirmiden fazla kişiye
döner ve  aynen şöyle der:
 "Şu anda hiçbirinizi değil, büyük istidadı ile Mustafa Kemal'i
görmek  için  neler vermezdim" dediğini,
 
 * Yıl 2000, ABD Başkanı`nın milenyum mesajından bir alıntı :
 "Bugün milenyumun hiç şüphe yoktur ki tek devlet adamı Mustafa
Kemal  Atatürk' tür. Çünkü o yılın değil asrın lideri olabilmeyi başarmış
tek  liderdir" dediğini,
 
 * Yıl 1938, Ata`nın ölümünde Tahran gazetesinde yayınlanan bir
şiir`den  alıntı :
 "Allah bir ülkeye yardım etmek isterse onun elinden tutmak isterse
 başına  Mustafa Kemal gibi lider getirir"
 
 * Norveççe`de `Atatürk gibi olmak` diye bir deyim olduğunu,
 
 * Kurtuluş Savaşında rütbe alan bir çok kadın askerlerimiz var.
 Ama dünya tarihine geçen tek bir üsteğmenimiz var; 700 erkek, 43
 kadından  oluşan bir müfrezenin reisliğine bizzat Atatürk tarafından atanmış
 Üsteğmen Kara Fatma olduğunu,
 
 * `Atatürk çiçeği`nin adını, çiçeği bulan Wanderbit Üniversitesi
 profesörlerinden doktor Kirk Landin`in koyduğunu ve bu çiçeğin tüm
 dünyada  bu isimle üretilip satıldığını,
 
 * Yunan başkomutanı Trikopis`in, hiçbir zorlama ve baskı olmadan
her  Cumhuriyet bayramında Atina'daki Türk büyükelçiliğine giderek,
 Atatürk`ün  resminin önüne geçtiğini ve saygı duruşunda bulunduğunu,
 
 * "Minber" adında bir gazete çıkarttığını ve 52 sayı yayımlanan
 gazetede  ilk defa sansür kelimesi geçtiğini
 
 * Yıl 1996, Haiti Cumhurbaşkanı vasiyetinde mezar taşına
yazılmasını  istediği metni bırakmıştır. Diyor ki: "Bütün ömrüm boyunca
Türkiye'nin  lideri Mustafa Kemal Atatürk'ü anlamış ve uygulamış olmaktan
dolayı  mutlu  öldüm" ,
 
 * Yıl 2005, Amerika'nın en ünlü ekonomistlerinden birisi olan Mr.
 Johns`un önerisi "Türkiye ekonomiyle savaşta bir tek Atatürk' ü
örnek  alsın yeter" dediğini,
 
 VE ATATÜRK :
 
 "Milletimi şimdiye kadar söylediğim sözlerle ve hareketlerimle
 aldatmamış olmakla gurur duyuyorum."
 M. Kemal ATATÜRK

__________________________________________________________________

 

22/2/2007

Bunları biliyor musunuz? biliyor muydunuz?

Aslında hiç gerek yok değil mi ? Okumak için vakit ayırın bi zahmet he mi !

ROMANYA Lase'de düzenlenen 22. Balkan Matematik Olimpiyatı’nda, Samet Oymak, Süleyman Fatih Hafalır, Mehmet Murat Sevim ve Hasan Hüseyin Eruslu gümüş madalya, Said Tunç bronz madalya aldılar.
BILIYOR MUYDUNUZ?***
YUNANISTAN Selanik'te 9. Genç Balkan Matematik Olimpiyati'nda, Hüseyin Atahan İnan altın madalya, Mehmet Akif Ersoy gümüş madalya, Muhammed Faruk Gencel, Berk Sariöz ve Emine Şeyma Erişik bronz madalya, Alican Ülgen mansiyon aldılar.
BILIYOR MUYDUNUZ?
***
ISPANYA Salamanca'da düzenlenen 36. Uluslararası Fizik Olimpiyatı’nda, Emrah Turgut ve Mehmet Akif Çetinkaya altın madalya, Mehmet Doğan gümüş madalya, Ahmet Demir bronz madalya aldılar.
BILIYOR MUYDUNUZ?
***
MEKSIKA Merida'da düzenlenen 46. Uluslararası Matematik Olimpiyatı’nda Samet Oymak, Süleyman Fatih Hafalir, Said Tunç ve Mehmet Murat Sevim gümüş madalya, Metehan Özsoy bronz madalya ve Hasan Hüseyin Eruslu mansiyon aldılar.
BILIYOR MUYDUNUZ?
***
ÇIN Beijing'de düzenlenen 16. Uluslararasi Biyoloji Olimpiyati'nda, Bekir Altas, Mustafa Tosur ve Enes Seyfullah Kotil gümüs madalya, Mehmet Kardaş bronz madalya aldılar.
BILIYOR MUYDUNUZ?
***
TAYVAN Taipei'de düzenlenen 37. Uluslararası Kimya Olimpiyatı’nda, Mehmet Talha Kutlu ve Murat Kadir Deliömeroğlu gümüs madalya Taha Bilal Uyar ve Ayşe Burcu Atay bronz madalya aldılar.
BILIYOR MUYDUNUZ?
***
AMERIKA Phoenix-Arizona'da düzenlenen Isef Proje Yarışması’nda (Intel sponsorluğunda) Ocan Sankur üçüncülük, Emir Konuk ve Emre Yılmaz Kodak Company'den Onur Ödülü aldılar.
BILIYOR MUYDUNUZ?
***
BULGARISTAN Sofya'da düzenlenen 1. Bölgesel Genç Yetenekler Doga Bilimleri Yarismasi'nda Eren Bölükbaşı ikincilik, Yaprak Servi ve Cemil Baki Kiyak üçüncülük aldilar.
BILIYOR MUYDUNUZ?
***
BILIYOR MUSUNUZ, biliyor musunuz, biliyor musunuz...

Bilmiyoruz!.. Nereden bilecegiz ki!


Pekiiiiii! BUNLARI BiLiYOR MUSUNUZ?

Hülya ile Kaya’nın boşanmalarını, uyurken horladıklarını, Deniz Akkaya'nın sevgilisinden dayak yediğini, kulak zarının patladığını, bir başka mankenin yüzüne adamın ökçe ile basarak elmacık kemiğini kırdığını, kart şarkicinin hangi gece alemlerine gittiğini...
Bunlar varken Uluslararası Bilim Olimpiyatlarına katılan öğrencileri ve aldıkları dereceleri bilecek değiliz ya!

22/2/2007

aynı duyguyu paylaşmak

Adamın biri artık karısının eskisi kadar iyi
duymadığından korkuyormuş ve
karısının işitme cihazına ihtiyaç duyduğunu düşünüyormuş. >
Ona nasıl yaklaşması gerektiğinden emin değilmiş.
Bu durumu konuşmak için aile doktorunu aramış; doktor adamın >
karısının ne kadar
duyduğunu anlayabilmesi için basit bir yöntem önermiş.
"Yapacağın şey şu, karından 40 adım ileride dur, normal bir >
konuşma tonuyla bir
şeyler söyle; eğer duymazsa 30 adım ilerisinde aynı şeyi
tekrarla,
sonra 20 adım;
cevap alana kadar aynı şeyi tekrarla"
O akşam karısı mutfakta akşam yemeğini hazırlarken adam işlemi
uygulamaya koymuş.
40 adım uzaklıktan karısına normal bir konuşma tonuyla seslenmiş
"Hayatım bu akşam yemekte ne var?"
Cevap yok
Mutfağa biraz yaklaşmış. Mesafeyi 30 adıma indirmiş ve soruyu
tekrarlamış "Hayatım bu akşam yemekte ne var?"
Gene cevap yok
Mutfağa biraz daha yaklaşmış, mesafe 20 adım ve tekrar sormuş
"Hayatım bu akşam yemekte ne var?"
Hala cevap yok
Adam mutfağın kapısına gelmiş artık mesafe iyice azalmış ve >
soruyu
tekrarlamış
"Hayatım bu akşam yemekte ne var?"
Gene cevap alamamış
Bu sefer karısına iyice yaklaşmış ve aynı soruyu tekrar sormuş
"Hayatım bu akşam yemekte ne var?"
"Hayatım beşinci kez söylüyorum, Tavuk"

Hikayenin ana fikri:
Belki de genelde düşündüğümüz gibi problem daima karşımızdaki
kişilerde olmayabilir.

Aynı dili konuşanlar değil,
Aynı duyguları paylaşanlar anlaşabilir.

Mevlana
__________________

Kategorilerim

    Arkadaşlarım

    Bağlantılarım

    Blogcu ile yapıldı